Karabük Yenice

Temmuz 31, 2007 | Author: admin | Kategori: Karabük

Yenice Tarihçe
Yenice, Selçuklu döneminden itibaren, bölgenin önemli bir yerleşim ve geçim yeridir. Selçuklu’dan önce de eski Yunanlılarolan Elenler’ce meskundu. Osmanlı döneminde 15. Yüzyılda Bolu’ya bağlı bir nahiye idi.

16. Yüzyılın başlarındaki kayıtlara göre Yenice’nin yılda 45.000 akçe vergi veren 33 köyü (karye) ve 4.000 civarında nüfusu vardı. 16.Yüzyılın sonlarında nüfusu 7.000’e, ödediği vergi de 85 bin akçeye çıkmıştır. Bu dönemde hayvancılık da büyük gelişme göstermiştir.

17. ve 18. asırlarda hakkında bilgi bulunmayan ilçemiz 19. Yüzyılın başlarında kaza olarak karşımıza çıkıyor.

Bu yıllarda vergiye tabi hane sayısı 40’a nüfusu da 2.800 dolayına gerilemiş bulunuyor. Bu gerilemenin hangi sebebe dayandığı şimdilik meçhuldür..

Cumhuriyet’ten Bu Yana Yenice’nin Tarihi

1912-1922 Döneminde Balkan Savaşları, Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı yaşanmış ve bu savaşlarda en çok şehit veren vilayet Kastamonu olmuştur. Kastamonu vilayeti Bolu sancağı dahilinde bir nahiye olan Yenice’den de çok sayıda kişinin askere alındığı rivayet edilmektedir.

Yenice’den 1000’den fazla asker alındığı ve bunlardan 150-200 tanesinin şehit olduğu hesaplanmaktadır. O dönemde 8.000’in üzerinde olan Yenice’deki 1935 nüfus sayımında kadın nüfusu erkek nüfusundan 1.000 kişi fazla çıkmıştır.

Kültür Bakanlığı’nca yayınlanan “Millî Mücadelede Zonguldak ve Havalisi” isimli kitapta, bölgenin milli kuvvetler safında yer aldığı, Bartın’dan iç kesimlere katırlarla cephane taşındığı, köylerden çeşitli yardımlar toplandığı, bu çerçevede Yenice ve köylerinden çorap ve benzeri giyecek yardımında bulunulduğu anlatılmaktadır. Milli mücadele döneminin ünlü eşkiyaları Eğri Ahmet Çetesi ve Devrekli Muharrem Çetesi’nin Yenice dolaylarında eşkiyalık yaptıkları zikredilmektedir.

1929’da lağvedilen nahiye teşkilatı 1931 yılında yeniden kurulunca, Nahiye Müdürlüğü bugünkü Yenice Camii’nin karşısına gelen bir binada faaliyete başlamıştır. Yenice’de Nahiye Müdürlüğü görevinde bulunanlardan, özellikle 1940’lı yıllarda görev yapan ve halk arasında “Deli Müdür” lakabıyla anılan müdürün uygulamaları, yaşlılarca günümüzde bile anlatılmaktadır. 1930’lu yıllarda Zonguldak- Ankara demiryolunun inşaatı sırasında, bugün Yenice’yi Gökçebey’e bağlayan karayolu, servis yolu olarak açılmıştır. Daha önceleri Yenice’yi Tefen’e ve diğer yerleşim yerlerine bağlayan patika yol, şimdiki Yenice-Gökçebey arasındaki demiryolunun bulunduğu hatta idi.Doğuda da Elmaçayırı, Arslandibi. Darıyazısı ve Sorgun yoluyla halk ağzındaki değimi Örenşer olan Viranşehir’e (bugünkü Eskipazar) ulaşılıyordu. Tarih içinde Yenice’nin Pazar ihtiyacını, Viranşehir’de kurulan pazardan karşıladığı varsayılmaktadır.

Bu yol, bugün Elmaçayırı ile Kelemen arasında yıkıntısı bulunan köprüden geçerek, Yortan, Cihanbey, Künye, Hasankadı yoluyla Bartın ve Amasra’ya ulaşmaktadır.

Ayrıca, halk arasında Pazartesi gününün adının “Bolpazarı” olarak anılması, vaktiyle Yenice’nin Bolu’da kurulan Pazar ile de irtibat halinde olduğundan kaynaklandığı ve bu pazara Salavattepe’den aşılarak Mengen’e varılması yoluyla ulaşıldığı rivayet edilmektedir.

1930’lu yıllarda Devrek Orman İşletmesi’ ne bağlı bir şeflik olan Yenice bölgesi, 1942 yılında Orman İşletme Müdürlüğü haline getirilmiştir. Yenice ile Doksan Deposu arasında dekavil yolu döşenerek orman envali nakliyatı kolaylaştırılmıştır.

Dekavil yolu 1960′’ı yıllara kadar Doksan Deposu ile Uzunkum arasında ulaşımı sağlamıştır.1953 Yılında Karabük’ün Zonguldak vilayetine bağlı ilçe oluşuyla Yenice Karabük’e bağlanmış, 1987 yılında da 123 yıl aradan sonra ilçe olmuştur.

Son olarak 1995 yılında Karabük’ün vilayet olması neticesinde Yenice bu tarihten itibaren Karabük’ün ilçeleri arasında yerini almıştır.

Yenice Coğrafi Konum

Toplam 1150 km2′lik bir alana sahip olan Yenice yüzölçümünün önemli bir bölümü verimli ormanlarla kaplıdır. Arazi yapısı Batı Karadeniz Bölgesi’nin karakteristik özelliklerini taşır. Düz ve ova niteliğine haiz arazisi yok denecek kadar azdır. Meyilli ve engebeli arazi yapısı tarıma elverişli değildir.

Yenice Irmağı, ilçe merkezinden geçerek ilçenin topraklarını iki eşit parçaya böler. İlçe sınırları içinde doğup da Yenice Irmağı’na dökülen akarsu ve dereler yöre köylerini ve orman bölgelerini Yenice’ye bağlayan doğal yollardır. Yenice Irmağı vadisinin yüksek tepelerinden başlayarak verimli ormanlık sahalar komşu il ve ilçelerin içine kadar uzanır.

Yenice’nin deniz seviyesinden yüksekliği 112 metredir. Yükseklik, ilçenin hakim noktası Keçikıran Tepesi’nde 1400 metreyi aşar

Yenice’de tipik Karadeniz iklimi hüküm sürer. Yaz mevsimi ılık ve zaman zaman sağanak yağışlı geçer. Yenice denize göre iç kesimlerde kaldığı için kışlar biraz sert, kar yağışlı geçer. Yıllık karlı günler, ortalama 25 gündür. En fazla yağış ilkbaharda görülür. Yıllık ortalama sıcaklık 13 derecedir. Yaz mevsimi ortalama sıcaklığı ise 30 derece, kış mevsimi ortalama sıcaklığı ise 1 derecedir. Ölçülen en yüksek sıcaklık Ağustos ayında 44 derece, en düşük sıcaklık ise Ocak ayında -11 derece olarak ölçülmüştür. Yıllık yağış miktarı ortalama 1.100 mm. dolaylarındadır. Yağışlı günlerde yüksek kesimlere sis çöker ve ormanlar değişik bir görüntü alır. Bundan dolayı bazıları Yenice ormanlarını ”Sis Ormanları” olarak adlandırır.

Yenice Kültür-Sanat
Zümrüt Yenice Göktepe Şenlikleri

İlçenin adının duyurulması için Kültür Bakanlığı ve Yenice Kaymakamlıgı’nın destekleriyle,Yenice Belediyesi tarafından organize edilen Zümrüt Yenice Göktepe Şenlikleri 1991 yılından buyana kutlanmaktadır.

Yenice’nin tanıtımı için ayn bir önem arzeden Şenliklerin ismi İlçede halkın katılımıyla yarışma ile belirlenmiştir.

Zümrüt Yenice Göktepe Şenliklerinin onbirincisi 03-04 Ağustos 2002 tarihlerinde kutlanmıştır.

Kutlamaların 1′nci günü şehir merkezinde, 2nci günü de ilçe merkezine 9 km mesafede bulunan Göktepe Yaylasında gerçekleştirilmektedir.

Şehir merkezi kutlamalarının en can alıcı noktası “Halk Konseri” etkinliğidir..Bu yıl Pınar DİLŞEKER Halk Konserine sanatçı olarak katılmıştır.

Şenliklerin Göktepe Yaylası bölümünde 5-6 bin Yenice’li bir araya gelmektedir.Mesire yerinde gün boyunca piknik yapılmaktadır.Bunun yanı sıra Kutlama Komitesi’nce hazırlanan program halkın beğenisine sunulmaktadır.

Halk koşusu, futbol turnuvası, .halat çekme yarışı, çuval yarışı,amatör ses yarışması, Göktepe Şenliklerinin etkinlikleri arasında yer almaktadır.Şenliklerin maddi finansını Kültür Bakanlığından gelen yardım ve Yenice Belediyesinin uğraşı ile sağlanmaktadır.

Şenliklerin yayla bölümü diye bilinen, Göktepe Yaylası (Göktepe Tabiat Farkı), Yenice’nin en güzide ve halk tarafından özellikle yaz ayları boyunca dinlenmek ve piknik yapmak üzere tercih edilen orman içi sayfiye yeridir.

Yortanpazarı Beldesi Kültür Şenlikleri

Yortanpazarı Beldemiz, Yenice’ye 17 km mesafede 5000 dolayında nüfusu olan 1995 yılında Belde statüsüne kavuşan şirin bir yerleşim yeridir. Yortanpazarı Beldemizin 6 mahallesi bulunmaktadır. Halkın büyük bir bölümü SSK emeklisidir. Yortanpazarı Beldesi’nin gençleri çalışmak için. yılın belirli aylarında Belde dışına gitmektedirler.

Yortanpazarı Beldesinde Ekim 2000′den itibaren her yıl, “YORTANPAZARI KÜLTÜR ŞENLİKLERİ” organize edilmektedir. Şenliklerin 7-8 Temmuz 2002 tarihlerinde 3.’sü kutlanmıştır Yortanpazarı Beldesi’nin Türkiye’ye tanıtımı için organize edilen şenliklerde; yöresel yiyeceklerin tanıtımı., hayvancılığı teşvik amaçlı etkinlikler, yarışmalar tertiplenmektedir. Bu yıl ilk defa Safranbolu Ofroad ekibi’nin gösterileri de Şenliklerde yer almıştır.

Yenice Yöresel YemekLeri

YEMEK ÇEŞİTLERİ

Karalahana (Karamancar)
Malzemesi: Karalahana, mısır yarması, kurufasulye, pırasa, kabak, yağ ve tuz.Yapılışı: Karalahanalar temizlenerek doğranır. Bir tencerede sıcak su hazırlanır. Sonra ocaktan alınarak temiz bir kapta, süzülerek toplanır. İçine el değirmeninde öğütülmüş mısır yarması (göçe), bir miktar haşlanmış kuru fasulye, pırasa ve kabak ilave edilir. Ve ayrı bir tencerede yeteri kadar su ve yağ ilave edilerek ocağa sürülür. Kıvamına gelinceye kadar pişirildikten sonra servis yapılır.

Malay
Malzemesi: Mısır unu, tereyağ, tuz
Yapılışı: Evvela ocakta bir tencerede su kaynatılır. Mısır unu azar azar suya ilave edilir ve bir kepçe ile devamlı karıştırılır. Un, koyu hale gelinceye kadar bu isleme devam edilir. Koyulaşmış mısır unu, kepçeyle alınır ve kepçeden bir kaşıkla kesilerek geniş bir kaba döşenir. Üzerine eritilmiş tereyağı sürülerek servis yapılır.

Şaptak
Malzemesi: Ovaz, mısır unu, şeker
Yapılışı: Ovaz meyvesi, güneşte köhnetilir. Mısır unuyla beraber değirmende öğütülerek bir kapta beklemeye alınır, üzerine seker dökülerek servis yapılır. İshale iyi geldiği söylenir.

Mısır Çorbası
Malzeme: Öğütülmüş mısır, kuru fasulye, yağ, tuz.
Yapılışı: Mısır ve kuru fasulye akşamdan ılık suya konarak sabaha kadar bekletilir. Bu şekilde yumuşatılan göçe ve fasulye bir tencereye konularak içine yağ, tuz ve su ilave edilerek ocağa sürülür. Kıvamına gelinceye kadar pişirilerek servis yapılır.

Ceviz Helvası
Malzeme: 25 kg. toz şeker, 10 kg. ceviz içi, limontuzu, 30 yumurta beyazı Yapılışı: Sadece Yenice’de yapılan yöreye has bir helvadır. Bayramlarda yapılarak satışa sunulur. Şeker, bir kazana dökülür. İçine az miktarda su katılarak takriben 50 dakika kaynatılır. Bu kaynama esnasında içine eritilmiş limontuzu ilave edilir. Bundan sonra, kazan ocaktan alınıp 40-50 dakika soğumaya bırakılır. Bu arada yumurta akları, ayrı bir kapta piren dallarından yapılmış süpürge tarzındaki bir aletle çırpılarak helva kazanındaki malzemeye ilave edilir. Helva kazanı içindeki malzemeyle beraber tekrar ocağa sürülür ve çok hafif bir ateşte kepçe ile karıştırılmaya devam edilir. Bu süre takriben bir saat kadardır. Malzeme kıvamına geldikten sonra kazan ocaktan alınarak, hazırlanan ceviz içleri ilave edilir ve 3-5 dakika karıştırılır. Daha sonra temiz bir çarşafa un serilerek kazandaki malzeme bunun üzerine boşaltılır. Burada 30 dakika soğumaya alındıktan sonra katı hale gelen helvalar sandıklara konarak satışa hazır hale getirilir.

HAMUR İŞLERİ

Yufka: Mayasız hamur, küçük pazılar halinde ayrılır. Oklava ile açılarak inceltilir ve saçta pişirilir.

Bazlama (Pat pat): Mayalı hamur, pazılara ayrılır, Ekmek tahtası üzerinde 20-25 cm. çapında ve l .5-2 cm. kalınlığında hazırlanır ve saç üzerinde çevrilerek pişirilir.

Katlaç: Mısır hamurundan yapılır. Aynı bazlama yapılışında olduğu gibi; ancak daha ince hazırlanarak saçta pişirilir. Genellikle ayran katığı olarak yenir.

Lokma: Mayalanmış cıvık hamur elle ceviz şeklinde hazırlanarak ocakta bir tencerede kızdırılmış yağın içine bırakılarak kızartılması sağlanır. Kevgirle alınarak servis yapılır. Düğün ve bayram yemeklerinin özel bir çeşididir.

Muska (Hamaliğbağı): Yufkalar içine ceviz içi ve şeker konularak muska şekline getirilir. Dışına yumurta sürülerek yağda kızartılır ve soğuduktan sonra servis yapılır. Bayram ve düğün yemeklerindendir.

Kaynak: http://www.karabukrehberi.com/icerik.php?id=398

xygoxen

Henüz yorum yapılmamış.

feel free to leave a comment

You must be logged in to post a comment.